Siyasetimizde lakap takmak yeni bir şey değil.
Ecevit için “Karaoğlan” en bilineniydi.
Demirel “Barajlar Kralı” olarak anıldı.
Türkeş’e “Başbuğ” dendi.
Erbakan’ın en bilinen lakabı “Hoca”ydı.
Bu yakıştırmalar istikrarlı giden yollarında halkın benimseyip taktığı ve değiştirmediği sıfatlardı.
Günümüz siyasetinde ise Erdoğan’a “Reis” diyorlar, ama kalıcı olup olmayacağını zaman gösterecek. Gelecek dönemler içinde kendisine başka lakaplar da eklenebilir.
Burası Türkiye…
Lakap takma veya sıfat bulma kimi zaman propagandanın konusu oluyor, kimi zaman şu anda yasaklı mizahın, kimi zaman da öfkenin dili…
Türkiye siyasetinde bu üçünden nasibini almış bir isim var:
Kemal Kılıçdaroğlu.
Rakipleri meydanlarda küçümsemek için “ Bay Kemal” derdi.
Adalet için yürüdü.
“Demokrat Kemal” oldu.
Seçimlerde umut görüldü.
Onu destekleyenler “Kemal Dede” deyip sevimli kıldı.
Umutları yıktı.
“Bay bay Kemal” oldu.
Partisinden inatla istifa etmedi. “Pişkin Kemal”e evrildi.
Partisindeki koltuğu da kaybetti. “Emekli Kemal”e dönüştü.
Tartışmalı yargı kararı ile CHP’nin başına tekrar kondu.
“Butlan Kemal”.
Kimisi çıtayı yükseltti.
“Kayyum Kemal”.
Zirvede ise “Hain Kemal” oldu.
Şu ana kadar kendisi dokuz lakablı Kemal.
Bence onuncusu en ağırı:
“Yalancı Kemal”
Bu sıfatın takılma sebebi, mizah yapmaktan tutuklanan Deniz Göktaş’ın bu zata “gençler mutsuz, CHP’yi salın” demesiydi.
Parti tarafı bunu yalanladı. Deniz avukatı aracılığı ile yalanı yalanladı. Partililer sustu.
“Yalancı Kemal” oldu.
Şimdi sormam gereken soru su:
Bir siyasetçiye neden bu kadar çok lakap takılır?
Aslında cevap basit. Hakkettiği için… Çünkü insanlar durduk yere sıfat üretmez. Toplum siyasetçiyi yaptıkları ve yapamadıklarıyla değerlendirir.
Kılıçdaroğlu’nun yaşattığı hayal kırıklıkları fazla olduğundan, insanlar öfkesini sıradışı sıfatları takarak bastırıyor.
Siyasette olumlu sonuç üretemediği için anlık karakter anlazi yapılmaya başlanıyor.
Meselenin omurgasına gelecek olursam:
Siyaset yapan birinin karnesi çoğu kez seçim sonuçlarıyla ölçülür. Kazanırsa yürür, kaybederse çekilir.
Bazen de insanların ona seslendiği isimlerle…
Kılıçdaroğlu, artık bir siyasetçiden çok bir politikacıdır. O ve onun gibilerin siyasi hayatlarının özeti, özgeçmişlerinde değil; halkın taktığı lakaplarla okunacaktır.
16 Haziran 2026

Yorum Yaz