İnsanlığının Adı Yok!

150 150 Fatih Portakal

Günümüzün ve geleceğin yapay zekâyla iç içe olacağı bir çağda ilerliyoruz.

İnsan aklının yarattığı makineye, genel anlamıyla “İnsan ne demek?” diye sordum:
“Sadece biyolojik olarak görmüyorum,” dedi. Devamını “ahlâki ve vicdani sorumluluk taşıması gereken canlı” diyerek getirdi.
Bunu makine dedi.

Neden yapay zekâyla konuştum?
Anlatayım.
Üzerine çok şey söylenen sosyal medyada bir görüntü var:
Tribünde, polis memurunun kucağında korumaya alınan el kadar bir çocuk. Renklere ve çocuğa öfke kusan bir insan!..

Görüntüler sayesinde, bu insanı tanıma fırsatı buldum.
Bedensel olarak tartışmasız insan görünümündeydi.
Ama…
Ahlaki ve vicdani sorumluluk kesinlikle taşımıyordu!
Peki, sana şunu sorayım:
Bu cinsin bir adı var mı? Varsa nedir?
Merak ettiğim için, aynı soruyu yapay zekâya da sordum.
Cevabı:
“Türünün adı Homo sapiens. Ama insanlığının adı yok.”

Yaaa…

Olay, bir futbol atmosferi içinde yaşanan nefret ve şiddet içeren görüntülerdi. Bu canlı, Fenerbahçe forması giydirilmiş küçük bir çocuğa bağırıyor ve öfke kusuyordu.
Orada polis olmasa, belki de içinde büyüttüğü nefret, onu linçe kadar götürebilecekti. Görüntülerde ilginç bir an var: Bu gaddarın belline sarılıp sakinleştirmeye çalışan da yaşça daha büyük bir çocuktu.
Yakını veya tribünden biri olabilir.
Bilmiyorum.
Bir çocuk korkutulurken, diğer bir çocuk canavarı sakinleştirmeye çalışıp, o anlara tanıklık ediyordu.

Vahşinin hal ve tavırlarını izlerken düşündüm:
Evet, Fenerbahçe’yi nefret ölçüsünde sevmeyebilir…
Sarı lacivert renklere karşı alerjisi de olabilir.
Ancak…
Küçücük bir çocuğa da mı merhameti kalmamıştı?
Ondan ne istedi?

Takım bilmez.
Renk tanımaz.
Rekabet nedir anlamaz.
Belki de ilk kez bir maça getirildi. O çocuğun üstündeki formaya saldırırken, hiç mi bunlar aklına gelmedi?

Peki, polisin koruduğu çocuk kim bilir neler duydu?
Çirkinleşmiş yüzüyle bağıran bir zalimin sesini…
Bolca gürültüsünü…
Ne hissetti?
Tabii ki, o yaşlarda tarif edemeyeceği korkuyu…

Taraftar olunur veya olunmaz. Bu bir tercihtir.
Fakat insan olmak bir seçme özgürlüğü değil, bir mecburiyettir.
Ya olursun.
Ya da olamazsın.

Holiganlığın insanlığın önüne geçtiği bu olayda, bu yaratığa ne ceza vermek gerekir?
Bir kere nefret suçunu alenen işliyor.
Huzuru bozmak ayrı bir suç.
Bir de çocuğa karşı işlenen psikolojik şiddet var.
Mesele, uyarı ile geçiştirilebilecek kadar basit ve önemsiz değil.
Cezasız kalmayacaktır diye düşünüyorum.
Statlardan ömür boyu uzak tutulması da yaptırımlar arasında olmalı.

Meselenin omurgasına gelecek olursam:

Futbol veya başka bir şey…
Bence önemli olan patlama sınırına gelen bir öfkenin nasıl dizginlenebildiği…
Hele ki senden güçsüzlere karşı onun nasıl yönetilebildiği…
Ahlaki ve vicdani sorumluluğun nasıl yerine getirildiği…

İnsan olabilmek tam da bu!
Yoksa, beden, yüz, ses insanı insan yapmıyor.
Sadece görüntü sağlıyor.
Türünün adına Homo sapiens dense de, insanlığının adı ne yazık ki koyulamıyor.

Not: Kulüp açıklama yaptı. Minik Fenerbahçeli taraftar Lyon maçında Saraçoğlu’unda olacak. Fenerbahçe camiasının sıcaklığı ile ağırlanacak.

16 Ağustos 2026

 

 

 

 

 

  • 5

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak