Neden Sustular, Neden Konuştular?

150 150 Fatih Portakal

Açıklama yapmak için neden üç gün beklendi?  Gayet anlaşılır ve çok da basit bir soru soruyorum.

DEM Parti’den cevabını bekliyorum.

Biliyorum.
Kurumsal değildir denerek, kişiye özel cevap vermeyecekler.
Ben sorumu sorayım da gerisi farketmez.

Günlerdir üzerine konuşulan…
Siyasi tartışmalar başlatan…
Hatta toplumun bir kesimini geren…
Abdullah Öcalan’a ait olduğu iddia edilen tutanaklar için DEM’liler sonunda konuştu.

Diyorlar ki:
Bağlamı ve mesnedi belirsiz bırakılarak, görüşme notu adıyla paylaşılan metinlerde ekleme, çıkarmalar yapılmakta…”

Buradan çıkarımım şöyle:
Böyle bir metin hiç yoktur denmiyor.
Reddedilmiyor.
Verilmek istenen mesaj aynen şu:
Metnin içeriğine müdahale yapılmış!”

Devamındaki cümle, olduğu söylenen müdahaleyi kanıtlıyor:
… bir kez daha şahsiyetlere ilişkin kimi ibarelerin yerleştirildiği görülmektedir.

Kendilerine, cevap alamayacağımı bildiğim bir sorum daha olacak:

Madem “… yerleştirildiği görülmektedir” diyorsunuz, neye bakarak bunları tespit ettiniz?

Kısa paragraf, bir tutanağın olduğunu doğruluyor. Peki, gerçeğinde neler var?
Hiç merak etmiyor musun?
Ben ediyorum.
Öyle ki DEM tarafından aslının paylaşılmasını istiyorum.

Neden?
Açıklayayım.
Partiden yapılan gecikmeli paylaşımın doğru olduğunu farz ediyorum.
Diyelim ki içeriğine müdahale yapıldı.
Kimin, nasıl ve neden yaptığını umursamıyorum ve yazımın konusu da değil.
Çünkü öyle ya da böyle notlar mevcut.
Çok özgüvenli ve egolu bulduğum Öcalan’ın konuşmalarını sindirerek okudum.
Hatta 22 Ağustos’taki yazımın başlığını ‘Yükseklerden Uçuş’ olarak atmıştım.
Eğer DEM’in elindeki gerçek notları görebilirsem kıyaslama yapıp, tespitler de bulunabilirim:
Hangileri söylenmiş?
Hangileri ilave edilmiş?
Neler eklenmiş?
Neler çıkarılmış?
Kimi şahsiyetlerin ismi geçerken, İmralı, o şahsiyetler için gerçekte ne demiş?

Mesela:
Yasa çıktıktan sonra herkes beni duyacak” sözü ona mı ait?
Ya…
“Her iki tarafı da incelikli formüle ediyorum” denilen ego dolu ifade, eklenen bir cümle mi?
Ya da…
Şu doğru mu?
“… Bu çalışma anayasayı, seçimleri, cumhurbaşkanlığını belirleyecek.”
“Demokrasinin yolu Silivri’den değil, İmralı’dan geçer” dediği laf, gerçek notlarda var mı?
Bir de:
“Benim şimdi organize edeceğim hareket, Demokratik Toplum ve Cumhuriyet Hareketi” bu da yerleştirilmiş bir deyiş olabilir mi?

Burada kendimi saf biri gibi göstermemem gerekiyor. Çünkü değilim.
Aklıma gelen ihtimal şu:
İlk metin bir zemin yoklamasıydı.
Toplumun, duyacağı sivri ifadelere nasıl tepki vereceği merak edildi.
Tepkinin dozu beklenenden yüksek çıkınca, belki de bir uyarı telefonu geldi.
Sonrasında DEM, kesin bir dille reddetmeden açıklama yapmak zorunda kaldı.

Ama…

Süreci doğrudan sabote etmeye dönük tehlikeli faaliyet…” değerlendirmesiyse, bana göre ucuz bir söylem.
Net olabilirlerdi.
Güven duygusunun ne yazık ki oluşturulamadığı toplumla gerçek tutanağı paylaşma cesaretini gösterebilirlerdi.

Meselenin omurgasına gelecek olursam…

Yeni süreç şeffaf yönetilmiyor.
Toplumun tepkisi, yoklamalarla ölçülmeye çalışılıyor.

Hâlâ geç değil.
Yapılması gereken çok basit.
Gerçek tutanaklar ortaya konulsun.

Hakikati bilmek hepimizin hakkı.
DEM, bunları söylememi de sabote olarak yorumlamasın.
Çünkü toplumun önce kandırılmadığına inanması gerekiyor.

23 Ağustos 2026

 

 

  • 3

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak