Fenerbahçeli sezon başında “iyi olan şampiyon olsun,” demez.
“O sene bu sene olsun” der.
Olunsun, yahut olunmasın fark etmez.
Bu söz, her Fenerbahçelinin şampiyonluğa duyduğu inancı anlatır.
“Vallahi… O sene bu sene olacak galiba.”
Motivasyon cümlemiz bu kez bana ait değil. Bunu iyi bir Galatasaray taraftarı söyledi. Çevremde bu takımı tutan çok tanıdığım yoktur. Ferhat az sayıdakilerden biri.
Traş zamanım gelmişti. Berber İbo’nun Göztepe’de bulunan mütevazi dükkanına gittim. Meşhur Gözpete Stadı’nın yakınlarında.
İbrahim’in bir de ortağı var; kuzeni Ferhat. Ondan genç. Herkes ona “Altın Makas Ferhat” diyor. Mesleğin hakkını veren bir zanaatkar.
Ferhat, Göztepe’yi tuttuğunu söyler. Ama Cimbom’a olan sevgisini de saklamaz. Sonuçta renktaşlık söz konusu. Takımlar her karşılaştığında gönlü ikisinin de üzülmemesinden yanadır.
Bence içindeki ses “Cimbom” diyor, ama asla kabul etmez.
Her gittiğimde onunla futbol muhabbeti yaparız.
Birbirimize takılırız da…
Geçenlerde traş olurken, laf yine futbola geldi.
Açık konuşayım şartlanmıştım. Mutlaka o soruyu soracaktım:
Ferhat dedim:
“Ne diyorsun bu sezona?”
Parmak uçlarını birleştirdi. Yüzüne isteği dışı bir de tebessüm kondurdu. Şeflerin beğeni işaretini yaptı.
“Mis…”
Yalan yok! Çok keyif aldım.
Soluk almadan benim söyleyeceğim cümleyi sahiplendi:
“Vallahi… O sene bu sene olacak galiba.”
Ferhat’ın yüzünde bildik özgüven yoktu.
Tedirgindi.
Sebebi ise çok açık. Fenerbahçe futbol takımının arka arkaya yaptığı transferlerdi. Belli ki hayranlıkla izliyordu.
İmrenerek moralini bozuyordu.
Düşünün!
Vedat geldi.
Greenwood alındı.
Ake getirildi.
Taraftar adeta sıradaki ismi beklemeye başladı.
Kabul ediyorum. Bunlar geldi diye şampiyonluk çantada keklik değil. Ancak psikolojik üstünlük keyif verici. Şu an öndeyiz.
Beşiktaş ve Trabzonspor da iyi topçulara imza attırdı. Taraftarları sezondan umutlu.
Ama Ferhat’ın tuttuğu takım henüz atağa geçmedi. Hatta aldıkları topçunun aramızda muhabbeti bile olmadı.
Ferhat’ın ruh hali şu an iyi değil; çoğu Galatasaraylının da öyle olabilir.
Ama ruh hali bugün için böyle…
Birkaç hafta sonra belki atağa kalkacaklar. Yıldız oyuncu indirecekler.
Bilmiyorum.
O tarafın sosyal medyadaki keskin kalemleri transfer konusunda pek fazla kalem sallamıyor.
Nedeni:
Kulübün ketumluğu olabilir.
Sosyal medyada tıklanma almamasına da bağlanabilir.
Ya da…
Yönetim ile kalemler arasında adı konmamış bir gizlilik mutabakatı da var denebilir.
Bu konuda fikrim net:
Fenerbahçe, ülkede sırf futboluyla değil, kulüp olma kimliğiyle de en çok konuşulan camiadır.
İlgiyle takip edilir.
Burada olup biten her şey dikkat çeker.
İyisi de, kötüsü de haber olur.
Sosyal medyada…
Televizyonlarda…
Üzerine çok konuşulur; sokakta, pazarda, hatta berber koltuğunda…
Çünkü Fenerbahçe, Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşudur.
Meselenin omurgasına gelecek olursam:
Biz Fenerbahçeliler için şampiyon olmak sadece bir hedeftir.
“O sene bu sene olsun” derken umut etmeyi bırakmadığımızı anlatırız.
Ama…
Esas hedefimiz, efsane olan renklere bağlılığımızı sürdürmektir.
Topuz Hikmet’in armaya eklediği yeşil meşe dalı da gücümüzü gösterir.
Bu yüzden sevdamız armanın temsil ettiği ruhadır.
Fenerbahçeli olmak tam da böyle bir gerçekliktir.
19 Temmuz 2026

Yorum Yaz