“Saraydaki Sultan’dan Siyasetteki Butlana…”

150 150 Fatih Portakal

Başlığı tırnak içinde yazmamın nedeni sözün bana ait olmaması.

İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu, Tandoğan Meydanı’nda düzenlenen “Bayrak Açıyorum” mitinginde söyledi bu sözü. Devamında “boyun eğmeyeceğiz” diyor.

“Saraydaki sultana, siyasetteki butlana boyun eğmeyeceğiz.”

Siyaset jargonu içinde kabul edilebilecek sertikte…
Kulağa hoş gelen fonetik estetiği de var. Muğlak değil, Erdoğan ve ‘Kayyum Kemal’i kastediyor.

Duyduğumda şöyle sordum kendime:

Bilinçli söylenmiş bir söz mü? Altında bir siyasi manevra mı var? Yoksa metin yazarının bulduğu, çok alkış alacağını düşündüğü ucuz bir slogan mı?

Ben birinci ihtimal üzerinden yürümek istiyorum. Çünkü ikincisi üzerine sadece soğuk su içilir.

Düşünün…

Muhalefet, seçime kadar Erdoğan ile ‘Kayyum Kemal’i birlikte aynı davaya baş koymuş aktörler misali film karesinde devamlı oynatıyor, böyle bir siyasi dil geliştiriyor!

Geçmişte sert rakip olmaları, birbirlerine söylenmedik söz bırakmamaları… Çıkarlar devreye girdiğinde bunlar “siyaset” denilerek unutulabilir. Bahçeli ve Erdoğan daha önce nasıldı? Şimdi nasıl?

Erdoğan tekrar seçilmek istiyor. Parçalara ayrılmış muhalefet yönetilebilir düşüncesinde… Diğeri kanaatkar… Onun için artık CHP’nin koltuğu önemli. Yeter ki sabah evden çıktığında gideceği adres Söğütözü, No 12 olsun.

Muhalefetin ortak akıl varsaydığım hamle senaryosuna devam ediyorum. Siyasette hedef kazanıp iktidara gelmektir. Kazanmak için de kurnazlık ya da kibar dille yazacak olursam politik taktiklere başvurmak önemlidir. Eski rakibi yalnızlaştırmak bunlardan biri neden olmasın? Ne işe yarayabilir? ‘Kayyum Kemal’i her defasında Erdoğanlı fotoğrafla konumlandırmak artık Erdoğan yandaşı olduğu algısını doğurabilir. Muhalefet bloğundaki aktörlere geniş bir siyaset yapma imkanı açabilir.

Peki bu taktik işler mi? Muhalefete ne kazanç getirir? İktidardan ne götürür? Tersi de sorulabilir… Yapılan hesap tutar mı? Yoksa hesap bozulur mu?

Meselenin omurgasına gelecek olursam:

Bugünden kimse bu sorunun cevabını bilemez. Şimdilik yeni bir seçim dili mi kuruluyor anlamaya çalışacağım. “Sultan ile butlan” ittifakı
bilinçli kurulmuş bir cümle miydi? Ya da öylesine mi söylendi zaman içinde anlaşılacak.

Son sözü ise siyasetin gerçek anketi sandık kurulduğunda yine seçmen söyleyecek.

27 Haziran 2026

  • 1

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak