Gazetecinin Pusulası

150 150 Fatih Portakal

Hayatımın geçmiş dönemleri arasında, deniz ve yelken yapma tutkusu da vardı.

Artık yok.
Bıraktım.

Denizdeyken gidilen istikamet pruvadır.
Bu yüzden pusulanın yanında mıknatıs olmaz.
Çünkü mıknatıs pusulayı bozar.
Pusula şaşarsa pruva da hedefini şaşırır.
Doğru yol kaybedilir.

Size…
Şu an yaşanmakta olan bir gazetecilik hikayesi anlatacağım.
İsim vermeyecegim.
Amacım ismi tartışmak veya tartıştırmak değil.
Zaten bu tarz yazıları da çok kaleme almak istemiyorum.
Yazımın niyeti:
Faydalanılabilecek bir meslek etiği yazısını belki ortaya koyabilmek.

Birini düşünün!
Uzun bir gazetecilik geçmişi var.
Camiada biliniyor.
Başarılı da…

Ama…
Bir gün geliyor:
O biri, yol ayırımında bekliyor; karar vermeli,
tercih yapmalı.

Kulvar değiştiriyor.
Dümeni basın danışmanlığına kırıyor.
Ya da…
Popüler tabirle iletişim yöneticisi oluyor.
Hem de bir siyasi partinin.
Yapılan asla yanlış değil.

Fakat…
Gazeteciliği de tamamen noktalayamıyor.
Sahibi olduğu haber sitesi, yayın hayatını sürdürmeye devam ediyor.

Her şey yolunda giderken…
Yine bir gün…
O partide eski defterler açılıyor.
Açanlar politikacılar…
O birinin, partiden aldığı paralar da duyuruluyor.
Fırtına kopuyor.

Tabii o biri de, kendini savunacak.
Şöyle diyor:
Emeğimin karşılığını aldım. Cebime koymadım. Varlığını sürdürebilmesi için haber sitesine aktardım.”

Hikaye kabaca bu.
Sert atışmalar hala sürüyor.
Taraflar birbirinden şikayetçi oldu.
Meselenin hukuki boyutu yazı konum değil.
Ben, mesleki etik açısından bakıyorum.

Gazetecilik de anlattığım pusula gibidir.
Önemli olan:
Doğru yönü bulmaktır.
Güvenli yol almaktır.

Mıknatıs, nasıl pusulayı bozuyorsa…
Gazeteciyi de vazgeçemediği yükler şaşırtabilir.

Bana göre yanlış olan:
Siteyi sürdürürken, iletişim yöneticisi unvanını da taşıması.

O birinin, yapması gereken belliydi.
Yapmadı.
Sebepler sıralanabilir:
Kendi mesleğim devam etsin…
Sigorta amaçlı kenarda tutma isteği.
Ya da…
Zaman zaman partiye destek atmak…

Hiçbir kimse doğru hangisi tam bilemez.
Ancak…
Esas niyeti, o biri biliyor.

İki hedefe aynı anda yürünmek istenirse ne olur, biliyor musunuz?
Gazeteci ile basın danışmanı arasındaki sınır silikleşir.
Arada kalınabilir.
An gelir kamu adına sorgulama bile yapılamaz.

Tersi de yaşanmış olabilir:
Haber paslanmamıştır.
Telkin veya yönlendirme olmamıştır.
Mesleğin etik kuralları aynen korunmuştur.

O biri için sorun şu:
Şimdi, gel de inandır.

Meselenin omurgasına gelecek olursam:

Gazetecilik dikenleri çok olan bir meslek.
Katlanması kolay değil.
Her zaman kulvar değiştirme özgürlüğün de var.
Ama…
Meslek olarak başka bir yol seçiliyorsa…
Bagajın boş olmalı.
Çantacı denilmemeli.

Aksi halde…
Pruvasını arayan tekne gibi, insanlara kendini anlatmak zorunda kalabilirsin.

31 Temmuz 2026

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  • 6

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacak