Bugünlerde hakkında çok konuşulan isimlerden biri de Cemil Tugay!
Bilmeyen olabilir.
Kim mi Cemil Tugay?
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı.
Mart 2024’ten beri koltukta oturuyor.
Özgür Özel‘in ahde vefasıyla aday gösterildi.
Sonra da seçildi.
Düşünebilirsiniz; bu isim “Neden tartışılıyor?” diye.
Kısaca anlatayım:
Cemil Bey, bir süre önce Özel’in CHP’sinden istifa etti.
Kayyumlu CHP’de olmak istemedi.
Herkes, demek ki Özgür Özel‘in yanında diye düşünmeye başladı.
Çünkü kendisi, Özel‘in liderliğini ilk kabul edenlerdendi.
Çoğunluk adım atmaya korkarken arka çıkmıştı.
Her neyse…
Şu anda hala bağımsız.
Bağımsızlığı, önümüzdeki günlerde bağımlı hale gelebilir.
Vallahi dedikodu mu desem, iddia mı desem bilemiyorum… Konuşulan şu:
“AKP’ye geçiyor.”
Hadi, ben soru olarak da sorayım:
AKP’ye mi geçiyorsunuz?
Transfer, bir söylentiden ibaret olabilir.
Ama…
Perde arkasında yürütülen bir pazarlık da olabilir.
Ortada kesinleşmiş bir durum yok.
Ser verip sır vermiyor Cemil Bey.
Susup beklemeyi tercih ediyor.
Kendi sussa da…
Siyasiler konuşuyor.
Sosyal medya hepten konuşuyor.
Yazımın içeriği:
Onun karar ve tercihleri değil.
Bu, kendi ile ilgili bir durum.
Beni ilgilendirmiyor.
Ben, kendi meseleme bakıyorum.
Derdim şu:
Siyasetçiden de sosyal medyadan da fazlasıyla konuşma hakkım var.
Çünkü ben, İzmir seçmeniyim.
“Cemil Bey,
AK Parti’ye gitme kararı verdiyseniz…
Bu yazımı sindirerek okuyun.
Yoksa…
Çöpe atın.
*
“Bir İzmir seçmeni olarak oyumu sırtınıza yükleyip öyle gidemezsiniz.
Diyebilirsiniz:
“Ne yapabilirsin ki?”
Eğer transfer olmayı düşünüyorsanız…
Ben de unutmayacağımı söyleyebilirim.
Bilmenizi isterim:
Ben, size isminizden dolayı oy vermedim.
Ben, yaşadığım kenti iktidar partisi yönetmesin diye eski partinize oy verdim.
Tercihim onlardan yana olsaydı, zaten o adaya oyumu atardım.
İrademi yok sayıp oyumu buharlaştırmanıza müsaade etmiyorum.
Kesinlikle bir güncelleme yapamazsınız.
Ben ve yüz binlerce İzmirlinin oyunu alıp, sonra yönünüzü başka bir partiye çeviremezsiniz.
İleride oy cambazı olarak anılmak istemiyorsanız, önünüzdeki tek yol görev sürenizin sonuna kadar bağımsız olarak o koltukta oturmanızdır.
Ona bir itirazım yok.
Hatta size şık bir öneri de yapabilirim:
Çok mu AKP’li olmak istiyorsunuz?
O zaman:
Koltuğu bırakın.
Başkanlıktan ayrılın.
Gidin aynı gün, iktidar partisine üye olun.
Tabii onlar alır mı?
Bilemiyorum.
Hem o gün, size biçtikleri değeri de anlamış olursunuz.
Buna da hiç itirazım olmaz.
Yapılabilecek saygın, ahlaki ve en vicdani hareket bu olacaktır.”
Şehrin sakinleri, Cemil Tugay’ın kararını yakın zamanda öğrenecek. O güne kadar başkaları konuşmaya devam edecek.
Birkaç gün önce, konu hakkında bilgi sahibi olabileceğini düşündüğüm bir tanıdığa mesaj attım:
Dönüş şöyle oldu:
“Her an her şey olabilir.”
Demek belirsizlik hala var.
Acaba:
Yüzünü kızartmayacak bir formül mü arıyor?
Ya da…
İzmirliyi nasıl ikna edebileceğini mi düşünüyor?
Ancak…
Siyaset belirsizlik sevmez; çünkü dedikoduyu besler.
Meselenin omurgasına gelecek olursam:
“Cemil Bey,
İzmirlinin ortaya koyacağı tavır umrunuzda olsun.
Çünkü benim oyum çok umurumda.
Onu alıp başka bir partiye taşıyamazsınız.
Çünkü oyum satılık değil.
İzmirlilere kararınızı duyurun.
Unutmayın!
Koltuğu bırakıp transfer olabilirsiniz.
O zaman kimse “Cemil
Tugay oyları yükleyip” götürdü demeyecektir.
Fatih Portakal/İzmirli seçmen”
1 Ağustos 2026

ahmet akbayırlı
bu gibi bukalemun lardan her şey beklenir istikbal çıkarım dır ilkesiyle yaşıyorlar